Avrupa’da Standartlar Savaşı

Avrupa Birliği ülkelerinin bilişim ve iletişim teknolojileri stratejilerini belirleyen yapı olan Digital Agenda Komisyoneri ve Avrupa Komisyonu Rekabet Komisyonu eski üyesi Neelie KROES, Brüksel’deki bir konferansta şunları söyledi: “Özgür yazılımı seçmek çok akıllıca verilmiş bir iş kararıdır.”

Bu kadar üst seviyedeki bir AB yetkilisinin bu sözleri, kapalı kaynak yazılım firmalarını rahatsız etmiyor değil. Özgür yazılımdan yana çizgisini saklamayan Neelie Kroes, geçtiğimiz ay Open Forum Europe’da konuşma yaparken, “Kamu ve özel teknoloji üreticileri zeki olmalı ve mümkün olduğu kadar standart, herkesin kullanabileceği ve sınırsız geliştirmeye açık, kendi sistemlerini kurmalıdır.” dedi.

Özgürlükİçin okurları, Neelie Kroes’i önceki görevinden tanıyacak. Kroes, Microsoft’a ceza yağdıran AB Rekabet Komisyonu’nun yöneticisiydi. Kroes’in taviz vermeyen tutumu sayesinde, Microsoft “birlikte çalışabilirlik” ölçütleri ve açık standartlar konusunda çok daha dikkatli davranmaya başladı.

“Avrupa Birlikte Çalışabilirlik Çerçevesi”

Neelie Kroes’un özgür yazılım topluluğunun taleplerini tamamen karşılayan bir çizgide olduğunu söylemek yanlış olur. İlki 2004 yılında yayınlanan “Avrupa Birlikte Çalışabilirlik Çerçevesi”nin basına sızdırılan ikinci sürümünün son taslağı, özgür yazılım camiasının büyük tepkisini çekti. İlk taslağa kıyasla, özgür yazılım savunucularının çizgisinden uzaklaşan bu yeni metin, Business Software Alliance’ın (BSA) derin lobicilik faaliyetlerinden epey etkilenmişe benziyor.

Avrupa özgür yazılım topluluklarının ve FSF Avrupa’nın tepkisini çeken bu son taslak, muğlak ifadeler kullanmak yoluyla, açık standartlar kavramının içini boşaltmakla suçlanıyor.

Kroes ve Komisyon, tüm bu eleştirilere rağmen, dışarıya sızan ve içeriği tartışılan European Interoperability Framework V2 (Avrupa Birlikte Çalışabilirlik Çerçevesi)’nin patentli yazılım üreticilerine mahkum kalmaktan kaçınan devletlere yardım edeceğini umuyor.

Neelie Kroes, devletlerin istediklerinde kendileri için özgür standartlar belirlemesini kolaylaştırmayı planlıyor. Mevcut yasalar hali hazırda, kamu kurumlarının sadece ETSI ya da ISO gibi ulusal standart yapılarının onayladığı belirtimlerin tedarikine izin veriyor. Kroes, mevcut kısıtları “açıklık, fikir birliği, denge ve şeffaflık” ölçütleriyle birleşen bir yapıya kavuşabilmesi için, kamunun tedariklerinde W3C, ECMA ya da OASIS gibi yapıların belirlediği standartlardan da faydalanabilmesinin gerektiğini söylüyor ve ekliyor: “Biz standartları yorucu kılmayı değil, etkinleştirmeyi istiyoruz.”

Kaynak: The H Online

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s